1. HABERLER

  2. EGE

  3. Üç aylar bir gelenek
Üç aylar bir gelenek

Üç aylar bir gelenek

'70 dakika fazla oruç tutuyoruz' iddiasıyla tartışma yaratan Prof. Bayındır'dan yeni açıklamalar: Üç aylar ve kandiller geleneksel şeyler. Peygamberimizin kıldığı teravih namazı yok

A+A-

Erzurum Güncel- '70 dakika fazla oruç tutuyoruz' sözleriyle tartışma yaratan İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Abdülaziz Bayındır'dan bir iddia daha... Aynı zamanda Süleymaniye Vakfı Başkanı da olan Bayındır, AKŞAM'a yaptığı açıklamada, '3 aylar ve kandiller diye bir şey yok. Hepsi geleneksel. Ne Peygamberimiz ne Sahabe teravih namazı diye bir şey kılmamış' dedi. Bayındır'ın açıklamaları şöyle: YATSI GERİLERE İTİLDİ - Zamanımızda birtakım sıkıntılar var. Osmanlı'nın son zamanlarında namaz vakitleri, gözlem yerine hesapla yapılma yoluna gidildi. Gözlemle yapılırken problem yoktu. Hesaplama yapılırken astronominin hesaplarını yaptılar. Astronomi gök cisimlerini incelemek için bir hesap oluşturmuş, namaz vakitleri ise yeryüzüyle alakalı. Bu farklılıktan dolayı yatsı namazı da çok gerilere itilmiş oldu. Bugünkü akşam ile yatsının arasında ezan okunması lazım. - Üç aylar da kandiller de yok. Bunlar bizim kültürümüzde oluşmuş şeyler, geleneksel. Kuran'da da yok Peygamberimizin sünnetinde de yok. TERAVİH KILINMIYORDU - Peygamberimizin kıldığı herhangi bir teravih namazı yok. Sahabenin kıldığı da yok. Peygamberimizden sonra Hz. Ebubekir döneminde de kılınmamış. Hz Ömer bakmış insanlar camiye toplanıp namaz kılıyorlar, bir imam tayin etmiş. O şekilde namazlarını kılmışlar, sonra da onun adına teravih denmiş. Ve 'Sünneti müekkede'dir diye kitaplara geçmiş. Sünneti müekkede, peygamberimizin sürekli yaptığı arada sırada terk ettiği şey demektir. Peygamberimizin hiç yapmadığı şeye sünneti müekkede dediğiniz zaman yanıltıcı oluyor. - Deniyor ki Ramazanda geceleri teravih kılarak ihya ederseniz geçmiş günahlarınız affedilir. Bunu duyunca namaz kılmayanlar dahi teravihe koşuyor. Kefaret orucu diye bir şey yok Bayındır, kefaret orucunun da olmadığını savunarak şöyle dedi: Bir insan, özrü olmadığı sürece orucunu tutmadıysa bu kişinin yapacağı bir şey yok. Daha sonra kaza edeceği hiçbir şey yok. 61 gün kefaret söylenir ama bunun dayanakları doğru değil. Kuran'da da Peygamberimizin sünnetinde de böyle bir şey yok. Bu kişilerin yapacağı tek şey tövbe etmek ve bir daha orucunu aksatmamak. Kefaret orucu diye bir şey yok. Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır 1951’de Erzurum/Tortum’da doğdu. 1976’da Atatürk Üniversitesi İslami İlimler Fakültesini bitirdi. 1976’da Atatürk Üniversitesi İslami İlimler Fakültesini bitirdi. Temmuz 1976’dan 1997’ye kadar İstanbul Müftülüğünde Müftü yardımcısı ve Uzman olarak çalıştı. Bu süre içinde Fetva Kurulu Başkanlığını ve Şer’iyye Sicilleri Arşivi yöneticiliğini yaptı. 1983-1993 yılları arasında İslamî İlimler Araştırma Vakfının ilmi toplantılarını düzenledi. 1984’te “Şer’iyye Sicilleri Işığında Osmanlılarda Muhakeme Usulleri” isimli teziyle İslam Hukuku dalında İlahiyat Doktoru; 1987’de İslam İktisadıyla ilgili çalışmalarıyla da Kelam ve İslam Hukuku dalında Doçent oldu. 1993’te Süleymaniye Vakfı’nı kurdu. 1997 yılında İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde öğretim üyesi oldu. 2003 yılında ise İslam Hukuku Profesörü oldu 2012-07-27 09:57:19

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.